MATEMATİK DOĞRU SÖYLER... Sn.Şinasi Kara yazdı...

Sn. Şinasi Kara Bey'in "MATEMATİK DOĞRU SÖYLER" başlıklı makalelerini siz değerli okurlarımızın ilgisine sunuyoruz.

MATEMATİK DOĞRU SÖYLER... Sn.Şinasi Kara yazdı...

Sn. Şinasi Kara Bey'in "MATEMATİK DOĞRU SÖYLER" başlıklı makalelerini siz değerli okurlarımızın ilgisine sunuyoruz.

MATEMATİK DOĞRU SÖYLER... Sn.Şinasi Kara yazdı...
17 Aralık 2021 - 09:04


2+2= 4 eder. 4 - 2= 2 eder.
Bir para kaynağı düşünün. Piyasaya, yüzde 14 ile borç veriyor. Aynı kaynağın sahibi, piyasadan yüzde 22 ile borçlanıyor. Matematik sonuç, 22-14 = 8 dir. Patron, yüzde 8 zarar ediyor. Böyle devam ettiği sürce, patronun düşük faizle borç veren şirketi iflas edecektir.
İşin açıkçası şudur. Merkez bankası, piyasaya yüze 14 ile borç veriyor. Hazine piyasadan yüzde 22 ile borçlanıyor. Her ikisinin sahibi devlet. Sonunda devlet, kendi parasıyla yüzde 8 zarar ediyor.
Merkez bankalarının önemli bir özelliği vardır. Para basarlar. Paralar karşılıksız olduğu için, bilançoları büyür. Zararı, enflasyon yoluyla halka yansıtırlar. Düşük faizle bankalara kredi açmanın zararını halk öder.
Merkez bankalarının diğer bir özelliği BANKALAR İLE ÇALIŞMAKTAN gelir. Muhatabı bankalar olduğu için, merkez bankasından ucuz kredileri bankalar alıyor.

Dolayısıyla, ucuz kredi alan bankalar, yüksek faiz ile devlete borç veriyor. Kazancı bankalar elde ediyor.
Bankaların, döviz mevduattan gelen sorumlulukları var. Kur artışları yüzünden, döviz tevdiat hesaplarından gelen zararı bankalar üstlenir. Bu nedenle bankalar, merkez bankasından aldıkları ucuz kredi ile dolar satın alıyor. Spekülatif gibi görünen bu durum, mecburiyetten kaynaklanıyor.
Dolara talep, kurları artırıyor.
Devlet bankaları kanalıyla para piyasaya verildiği zaman, bu sistem işlemez. Zira, devlet kendi bankalarını, istediği gibi yönlendiriyor. Bu kez karşımıza, düşük faiz ile devlet bankalarının piyasaya borç vermesi çıkıyor. Devlet bankalarından düşük faiz ile borç alanlar, piyasadan dolar satın alıyor. Kurlar artıyor.

Bu iki işlemi önlemek amacıyla Devlet, Bankalar Düzenleme ve Denetleme Kurulunu görevlendirdi. BDDK yukarıdaki şekilde işleyen düzeni işlevsiz hale getirebilir. Getirdiği taktirde, ucuz kredinin dolara talep yaratması önlenebilir. Ve kur artışındaki hızlı yükselme süreci azalabilir.
Ancak bir sorun ortaya çıkacaktır.
Bankalar, merkez bankasından ucuz aldığı krediyi, kendi şirketleri kanalıyla kullanacaklar ve döviz alımını onlar gerçekleştirecektir. Nitekim, bazı şirketlerin piyasadan sürekli dolar talep ettiği görülüyor. Kurlar artmaya devam ediyor.
Kur artışları maliyete girecek ve fiyatlar artacaktır. Maliyet enflasyonu piyasaya çabuk yansıyor. Artan enflasyon, kur artışının şirketlere kazandırdığı uluslararası karşılaştırmalı maliyet avantajını, yok eder..
Bu nedenle, kur avantajı sağlıyoruz, ihracat artacak söylemi, eldeki mevcut stoklar ile sınırlı kalır. Stoklar bittikten sonra, üretim ithalata bağlı olduğu için, yeniden maliyetler artacak ve maliyet avantajı ortadan kalkacaktır.
Ekonomik anlamda yapılan işlemin tek faydası şu oldu. Enflasyon yoluyla devlet borçlarını azalttı ve bütçe açıkalarını kapattı.
Enflasyon adaletsiz bir vergidir. Bedelini geniş halk kitleleri fakirlik ile ödüyor.

Şinasi Kara
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum