Reklam
Reklam

Osmanlıda adalet gerçekten sağlam temeller üzerine kurulmuştu

Hayvanlara bile hak sahibi veren bir devletten bahsediyoruz. Öyle bir devlet ki, camilere kuş evi yapıyordu.

Osmanlıda adalet gerçekten sağlam temeller üzerine kurulmuştu

Hayvanlara bile hak sahibi veren bir devletten bahsediyoruz. Öyle bir devlet ki, camilere kuş evi yapıyordu.

Osmanlıda adalet gerçekten sağlam temeller üzerine kurulmuştu
30 Mayıs 2020 - 13:49

Osmanlıda adalet demek, yük hayvanlarının cuma günü çalıştırılması yasak ve kesinlikle fazla yük yüklememek demekti.

Leylekler için hastane açan bir devletten bahsediyoruz. Osmanlıda adalet kavramını daha iyi anlamak için, Fatih SultanMehmed ve samimi dostu olan Kadı Hızır Bey arasında geçen bir olayı sizlere anlatmak istiyorum. İşte Fatih ve Kadı Hikayesi


Fatih ve Kadı Hikayesi
Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden hemen sonra, emri altında çalışan bir Hristiyan mimara görev vermişti. Daha sonra teftişe çıktığında, emir verdiği gibi yapmamıştı Hristiyan mimar. Buna çok sinirlenen Sultan Mehmed, Hristiyan mimarın kolunu kesmişti.

Eli kesilen mimar, Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmed Han’ı Kadı Hızır Bey’e dava etti. Kadı Hızır Bey, Fatih Sultan Mehmed’in yakın dostu idi. Normalde  Fatih’e  ”es-Sultan ibnü’s Sultan el Gazi Ebu’l-Feth Muhammed Han-ı Sani” diye hitap ediyordu.

Fatih Sultan Mehmed davalı olduğu için ona herhangi bir insana kullandığı hitap ile ”Murad oğlu Mehmed” şu saatte mahkemeye gelin,  diye mahkeme kağıdını gönderdi.  Sultan Mehmed duruşma günü mutevazi bir elbise ile mahkemeye gitti ve mahkeme başladı.

Mahkemelerde hakim (kadı) adaleti temsil ettiği için oturur, diğerleri ayağa kalkarak ifade verirdi. Kadı Hızır Bey Fatih’i otururken görünce ona;

”Şuanda suç murafaası üzeresin, ayağa kalk” diye ikaz etti. Fatih ifade için hemen ayağa kalktı. Kadı Hızır Bey, tüm olan  biteni inceledikten ve ifadeleri aldıktan sonra Fatih’i suçlu buldu ve kısas ayetini okuyarak, Fatih’in elinin de aynı şekilde kesilmesine karar verdi.

Cihan Padişahı olan, Dünya’yı dize getiren Fatih Sultan Mehmed Han, karara hiç itiraz etmeden saygı duyarak: ”Hüküm Şerefli olan İslam Şeriatı’nındır!”dedi.  Hristiyan mimar bu adaletin karşısında duygulanarak gözyaşları içinde ”Hakkımdan vazgeçiyorum, karşılık olarak diyeti kabul ediyorum!” dedi. Olay tatlıya bağlandıktan sonra Fatih Sultan, Kadı Hızır Bey’e:

”Benden değil de Allah’tan korktuğun için seni tebrik ederim!” dedi. Kadı Hızır Bey’de birden ayağa kalktı ve oturduğu minderin altından topuzunu çıkararak:

”Eğer verdiğim kararı kabul etmeseydin, elimdeki bu topuzla kafana vuracaktım” dedi. Fatih’te bu cevaba karşılık olarak, kaftanının altında sakladığı hançeri gösterdi ve: ”Sen de eğer padişah olduğum için bana ayrıcalık tanıyıp, adalet üzere karar vermeseydin, bununla kelleni koparacaktım” dedi.

Hristiyan Mimar Müslüman oldu
Fatih Sultan Mehmed, şahsi servetinden Hristiyan mimara ayrıca bir ev  hediye etti. Bunun üzerine Hristiyan mimar;  ”Dünya’da böyle bir adaletin eşi ve benzeri yoktur. Ben artık bu andan itibaren Müslümanım” diyerek Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.

Osmanlıda adalet böyle idi. 

9 yaşında hafız, 12 yaşında padişah, 21 yaşında İstanbul’u fetheden 2 imparatorluk, 4 krallık, 11 prenslik yıkan, 7 dil bilen, havan topunun mucidi ve çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet Han.
29 Mayıs 1453 İstanbul’un fethinin 566.yılı kutlu olsun!

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum