Hazar Petrolleri ve Batılı Şirketler
Kenan Güzel

Kenan Güzel

[email protected]

Hazar Petrolleri ve Batılı Şirketler

02 Şubat 2021 - 14:20

Millet Uğruna Harcana Koca Bir Ömür – 2 –                                                                                             
Hacı Zeynalabidin TAĞIYEV

 

1859 yılında Bakü ve çevresinde petrol rafinelerinin kurulmasıyla petrole olan ihtiyaç ve petrol üretimi her geçen gün daha da önem kazanıyordu. 1872 yıllarında Rusya’nın bu pazara konması ve bu bölgeden daha fazla üretim yapılabilmesi için bir sıra kararlar alması kısa zamanda bazı batı ülkelerinin dikkatlerini bölgeye çevirmişti.
 
İhtiyacının tamamına yakınını karşıladığı bu bölge, sadece Rusya’nın değil bütün yabancı şirketlerin de ağzını sulandırıyordu. Çünkü burada çıkarılan petrol dünya petrollerinin yüzde ellisinden fazlasını karşılamasının yanısıra, dünyanın en kaliteli neftini teşkil ediyordu.
 
Bu bölgeye ilk koşan ve pastadan ilk payı alan Avrupalı petrol şirketi Nobel Kardeşler olur. Onun arkasından Fransız Rothschil şirketi gelir. Kısa bir zamanda altı İngiliz firması, üç Fransız firması, iki Alman, iki Belçika ve bir Yunan firması daha pastadan pay almak için Azerbaycan’a koşarlar.
 
Bu durumu yakından izleyen Tağıyev, Bakü’deki Müslüman Türk’ün bağrındaki bu cevherin  bu şekilde yabancıların eline geçmesine seyirci kalamaz. Çünkü, bugün petrol üzerine hakimiyet kuranların yarın milleti üzerine çökeceklerini çok iyi biliyordu. Tağıyev, hiç vakit kaybetmeden 1873 yılında bir kaç ortağıyla beraber devletten toprak satın alarak petrol arama çalışmalarına başlar. Aramaların başarısızlıkla sonuçlanması ortaklarını ümitsizliğe sevkeder ve ortaklıktan bir bir çekilmelerine sebep olur. Tağıyev, ortaklarına inat ümitsizliğe düşmeyerek, milletinin geleceği adına bu yabancı şirketlere karşı mücadelesine devam eder.
 
Bıkmadan usanmadan aramalarına devam ederek sabrının ve cesaretinin mükafatını alır. Sonunda ‘’Kara Altın’’ adını verdikleri nefti bulmayı ve petrol zengini olmayı başarır. Ortaklarının şaşkın bakışları arasında Bakü’deki petrol şirketlerini bir çatı altına toplayan “Sarkisov Kardeşler” ticaret evine üye olarak, dev petrol şirketlerinin arasına katılır ama,  hiç bir zaman onları ötekileştirmez ve onlardan bilgi ve tecrübe öğrenmeye devam eder.
 
Zaman ilerledikçe, yakinen takip ettiği yabancıların asıl maksatlarının ne olduğunu görmesi üzerine,  “Sarkisov Kardeşler” cemiyetiyle bir çatı altında çalışmaktan bir Müslüman bir Türk olarak ızdırap duymaya başlar. Sonunda  buradan ayrılarak kendi adını taşıyan “ Hacı Zeynalabidin Tağıyev Ticaret Evi ” ni kurar ve Müslüman iş adamlarını bu çatı altında bir araya toplamaya çalışır.
 
O dönemde Bakü’deki Müslüman Türk zenginler arasında Musa Nağıyev, Murtaza Muhtarov, Şemşi Asadullayev, G.Dadaşov ve G.B Haşımov gibi zengin iş adamları vardı. Bu Müslüman zenginler petrol kuyularının % 80’ini ellerinde bulundurmalarına rağmen, yabancı şirketlerden daha az petrol çıkarıyor olmaları Tağıyev’i rahatsız ediyordu.
 
Tağıyev ve diğer Müslüman zenginlerin sürekli yükselişi ve milli birlik içeresinde olmaları diğer yabancı petrol şirketlerini ciddi şekilde rahatsız etmeye başlamıştı. Kendilerinin dışında hiç kimseye yaşama hakkı tanımayan bu şirketler, Nobel Kardeşler öncülüğünde 1885 yılında yeni bir birlik kurma kararı alır. Asıl maksatları Müslüman iş adamlarını yanlızlaştırmak ve bu işten el çektirmekti.
 
Hacı Zeynalabidin Tağıyev, hiç bir rahatsızlık duymayarak bu birliği de üye olur ve takip için yakınlarında olmaya devam eder. Değişik ayak oyunlarıyla, alınacak kararlarda Tağıyev’i saf dışı bırakmak istemeleri, onun bu birlikten de ayrılmasına sebep olur. Ama o ümitle, sabırla mücadelesine devam edecek, Müslüman Türk olarak bu barbarlara boyun eğmeyecekti.
 
Tağıyev, Nobel Kardeşlere karşı daha iyi mücadele etmek için, Müslüman zenginleri de yanına alarak, “Bakü Standardı” adında kendi birliklerini kurar. İstenilen manada bir beraberliğin ikame ettirilememesi, yabancı şirketlerin ayak oyunlarına devam etmesi bu birlikteliğin de  kısa bir zaman içerisinde dağılmasına sebep olur.
 
Tağıyev,  bu yabancı şirketlerin hem teknik hem de para konusundaki baskılarına tek başına uzun süre dayanamz ve 1897 yılında bütün petrol kuyularını, fabrikalarını, petrol rafinelerini, taşıma filolarını, demir yolu vagonlarını ve Rusya’nın birçok yerinde bulunan petrol-mazot depolarını İngiliz E. Gubbard’ın gurubuna satmak zorunda kalarak petrol sahasından çekilir. Ama milleti adına mücadelesine devam eder. Sattığı şirketlerden elde ettiği parayla yine sine-i millete döner ve milleti için yeni projelere imza atar.
 
Sonunda o müthiş zekasını kullanarak, bir bir ideallerini gerçekleştirir. Bir dokuma fabrikası, bir deniz taşımacılık şirketi, Hazar denizinde balıkçılık çalışmaları ve bir basın-yayın şirketi kurarak, milletine hizmete devam eder. Ve buradan kazandığı parayı yine milleti için harcar. Bunların başında çok büyük su problemi yaşayan Bakü’ye su kanallarının çekilmesi, Bakü’de ilk tiyatronun açılması, değişik hayır cemiyetlerinin kurulması, Bağcılık Okulları,  “ Bakü Ticaret Bankası” nın kurulması gibi kurumlarla uzun yıllar halkına hizmet etmeye devam eder.
 
Tağıyev’ın yaptığı hizmetler bunlarla da sınırlı değildir. O kimsesizler için yaptığı sığınma evleri, mescitler, okullar ve yol yapımlarında harcadığı paranın haddi hesabı yoktur. Zaten “ Ak Sakal ” (önder, saygı duyulan büyük) manasına gelen lakabı da bu yaptıklarından dolayı halkı tarafından almıştı.
 
 
Gelecek yazımızda: Hacı Zeynalabidin Tağıyev’in Diyalog çalışmaları