Diller ve Dinler Şehri
Zehra IŞIK

Zehra IŞIK

Gizemli Gezgin

Diller ve Dinler Şehri

18 Aralık 2021 - 20:29

“O tünellerin o sokakların taşları
O taşların özel bir dili vardır
O dil Süryani Kiliselerinin can seslerindedir
Camilerin minarelerinde
Tavus kuşunu, daireyi kutsayan Yezidilerin inancında”
Anonim
Bir şehre hayat veren, oranın kültürü, sanatı, tarihi birlikteliği değil midir?
Süslü taş evlerin labirenti andıran sokakları, abbara adı verilen geçitler ile medeniyetlerin beşiği Midyat’tayız.
Midyat, Mardin ilinin bir ilçesidir. Tarihi MÖ 2000’li yıllara dayanmaktadır. Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Eti Türkleri Mezopotamya olarak bilinen bu bölgeye yerleşmişlerdir. Burası için MÖ 9. yy da Asur tabletlerinde, Süryanice “vatanım” anlamına gelen “Matiate” kelimesi kullanılır.
Buraya göç eden insanlar, Midyat’ı mağara şehri olarak inşa etmişlerdir. Mağaralarda maddi manevi korunaklı bir hayat yaşıyorlardı. Ziyaret etmiş olduğumuz yer altı mağaraları; o dönemlerden kalma mutfak eşyaları, ütüler, av eşyaları ve takıların sergilendiği bir müze haline getirilmiş.
Oysa bu insanlar mağaraları terk etti edeli hayatın gerçekleriyle karşılaştılar. Etleri koktu, sütleri bozuldu.
Birçok dine ve dile ev sahipliği yapan Midyat’ta Müslüman olarak Kürtler, Türkler, Araplar; Hristiyan olarak Süryaniler, Ermeniler, Keldainler ve Yezidi dinine mensup Ezidiler yaşar. Herkesin bir diğeri için öteki olduğu günümüzde burada tam aksine çok sesliliğin bütün tonlarıyla korunduğu bir yerdir.
Bu kadar çok sesliliğin içinde sanki tek bir ruh terennüm eder.
Bu kadim ilçemizde ruhuyla ayakta duran, dünyanın en eski Süryani manastırı Mor Gabriel Manastırı diğer bir adıyla Deyrulumur Manastırıdır. Mor kelimesi Süryani dilinde “Aziz” manasına gelir. Manastır 397 yılında Aziz Şmule ve Aziz Şemun tarafından kurulmuş bir yapıdır. Manastırın 5 ve 6. yüzyıldan kalan Bizans dönemi mozaikleri, kubbeleri ve kapılarıyla büyük bir tarihi öneme sahiptir.
Midyat’a gelip de hemen hemen herkesin uğradığı pek çok dizinin ve filmin çekildiği –Hercai, Sıla, Berivan, Aşka Sürgün gibi- Midyat konuk evidir.
Bu konuk evine gelmeden önce çok renkli ve güler yüzlü esnafıyla muhabbet etme imkânı bulduk. Buranın Hamavi denilen yöresel eşarbını başımıza bağladıktan sonra konuk evi tüm azametiyle bizi karşıladı. Üç kattan oluşan konuk evi eskiden bir Süryani ailesine aitmiş. Geniş avlulu, ince taş işçilikleriyle bizi kendisine hayran bıraktı. Konukevinin terasında bütün Midyat’ı izleme fırsatı bulduk. Burada Midyat’a dair çok güzel kareler yakaladık. Kadrajımıza hem cami hem kilise girdi.
Kadim şehrimizde, kültüre dair tüm zenginliklerin sergilendiği diğer önemli yer ise Midyat Kültür Evidir. Burada Türkiye’ye mal olmuş ozan, şair, siyasetçi, sinema sanatçısı ve düşünce adamlarının fotoğrafları sergilenmiştir. Burada en çok dikkatimizi çeken Hükümet Kadını filminin ilham kaynağı 5 dil bilen Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı Zekiye Midyat’ın fotoğraflarıydı. Burada fotoğraflar dışında Midyat’ın pek çok yöresel eşyaları da sergilenmektedir.
Buranın dinlerinden, dillerinde ve tarihinden bahsettikten sonra sanatını es geçmek olmaz.
Midyat’ın sembolü haline gelen genellikle Süryani ustalarının hayat verdiği telkâri gümüş 1000 gram gümüşten dantel gibi işlenmesiyle hayata geçiyor. Bu sanat kolye yüzük bileklik küpe ve broş olarak satılıyor. Özellikle firuze taşından yapılmış Süryani gözü verilen nazar boncuğu görülmeye değer.
Ayrıca bıttım sabunu ve mavi renkli badem şekeri Midyat’ın vazgeçilmezleri arasındadır.
Bu dolu dolu geçen gezimizi tarihi bir mekânda 3 dilden Mardin güzeli türküsünü dinleyerek ve bu yöreye ait karşılıklı iki kişinin yavaş hareketlerle müziğin ritmine göre bir ileri bir geri oynadıkları reyhani oyununu büyük bir zevkle izleyerek taçlandırmış olduk.